Vakıf Başkanımız Sn. Vedia Bülent (Önsü) Çorak

1999

1 Kasım 1999 Açılış Konuşması

Sayın Konuklarımız, Değerli Dostlarımız, Dünya Kardeşlik Birliği’nin Beşinci Sempozyumuna hoş geldiniz, şeref verdiniz. Bu geceki panel mevzuumuz “Dünden Bugüne, 20. Yüzyılda Kozmik Enerjilerin İnsan Bilincine Etkileridir”. Ben sizlere bu mevzuu biraz alışılmışın dışında değerlendirerek açmak istiyorum. Arzu edenler bu konuşmamı bir kurgu olarak da değerlendirebilirler. Ancak daha önce sizlere Kozmik Enerjilerin Bilimsel doğrultuda açıklamasını yapmak istiyorum. Kozmik Enerjiler nedir? Dünyamızda Kozmik Işınlar deyimi, Uzaydan gelen ilkel yani (Primer) ışıma ile atmosferdeki parçalanmalarla oluşan ikinci ve üçüncü derecede ışımalar için kullanılır. Primer ışınlar atmosfere ışık hızı ile girerler. Kozmik Işınların kaynağı henüz dünya bilimi tarafından açıkça bilinmemektedir. Şiddetleri gündüz ve gece değişmektedir. Bu ışınlar X ve Y Işınlarından daha yüksek frekans taşımaktadır. Bir tek Kozmik Işın partikülünde 1015 volt veya daha fazla enerji bulunur. Bu enerji en büyük atomu bile dağıtmaya yetecek bir güçtedir. Maddenin parçalanması sırasında binlerce Erk’lik enerji yüklü bu tanelerin oluşması imkânsız gibi görülse de, uzayda ve galaksilerin içinde bu enerji taneleri devamlı bulunmaktadır. Kozmik Işınların parçalanmaları sırasında çok çeşitli enerji çekirdekleri oluşur. Bilim bunları kitlelerine göre gruplara ayırmaktadır. Örnek verirsek fotonlar bunlardan biridir. Fotonlar enerji ve madde özelliklerini bir arada tutarlar. Burada sizlere Bilgi Kitabından da bahsetmek isterim. Bu Kitap henüz planetimizin bilmediği Işık – Foton – Siklon tekniği denilen bir teknik ile yazdırılmıştır. Bu tekniğin özelliği, bulunduğu zaman enerjisini harflerin frekansına yüklemesidir. Bu şekilde Kitap hangi dile çevrilirse çevrilsin frekansı hiçbir şekilde değişmemektedir. 20. Yüzyıl çok özel bir çağdır. Bu yaşanan özel çağda, henüz yaşanan olayların ve Kozmik Enerjilerin tam manâsı ile idrakine varamamış olan insanlık, yarınlarda her şeyi bilimsel yoldan çözecektir. Ve her şey mantık yolu ile devreye girdiği zaman bu güne kadar sisler içinde kalan bilinmeyenlerin kapıları da açılacaktır. Kozmik enerjiler doğaüstü yaşamlardan planetimize tedriç nizamına göre her zaman ve her dönemde verilmektedir. Ve insanlık bu yol ile Bilinçlendirilerek bugünkü bilinçlerine ulaşabilmişlerdir. Planetimizde bu güne kadar Bireysel Aşamalarla devreye alınan bu Bilinç Aşamalarında insanlık ancak sanat ve Felsefi yönden ürünlerini açık bir şekilde sergilemişlerdir. Bu son çağın özelliği insanlığın kitlevi bir şekilde uyandırılma projesinin planetimize tatbikatıdır. Kozmik Enerjiler Dünyamıza 10. Boyuttan Tesirler Mekanizması tarafından Güneşin sol boyutundan verilmektedir. Bunlar doğal enerji partikülleri değildir. Bu enerjiler direkt beyin hücrelerinin rezonanslarına göre değişik frekanslara bağlı olarak planetimize yansımaktadır. Aslında bunlar bizlerin bildiği enerji de değildir. Ve İnsanlık Evrim Bilinçlerine göre bunları alabilmektedir. İşte kozmik enerjilerin bilinçlere etkisi bu yol ile olmaktadır. Bu son çağın kitlevi uyanışlarında zamanın darlığı nedeniyle ilk etapta devreye alınan programda artık evrim enerjilerinin tedriç nizamına göre değil, direkt olarak verilmesi söz konusudur. Bu da aynı koordinattaki bilinçlerin bir araya toplanmasına neden olmuştur. Ve bu şekilde planetimizde her bilinç koordinatlarına göre örgütlenmiştir. Bu yol ile insanlığı sergiledikleri bilinçlere göre daha yakından tanımış olduk. Dinî organizasyonlar bu yol ile devreye girmiştir. Şiddet ve suç odakları bu yolla örgütlenmişlerdir. Uzay çalışmaları bu yol ile hız kazanmıştır. Resimde, Müzikte Kitlevi sanat uyanışları bu yol ile devreye girmiştir. Bugüne kadar dünyasına umursamaz bir gözle bakan insanlığın çevre sorunları ve planetine sahip çıkma duygusu bu yol ile kamçılanmıştır. Ancak şu an bu değişik bilinçlerin frekans çatışmalarından planetimiz bir kaos yaşamaktadır. İşte bu duruma Kutsal Kitaplarımızda Kıyamet denilmiştir. Ve dünyamız şu an sessiz ve derinden kıyametini yaşamaktadır. Kıyamet kelimesi bugüne kadar herkesin bilincine göre değişik yorumlara hedef olmuştur. Şu an içinde yaşadığımız bu Yüzyıl ise bir tefsir ve yorum asrıdır. Doğa kanunlarına göre bilinen bir şey vardır. “Hiçbir şey geriye gitmez.” Bu nedenle inanıyorum ki yavaş da olsa her şey yarınlarda daha ileriye, daha güzelliklere kucak açacaktır. Ancak doğal doğumlar hiçbir zaman sancısız olmaz. Bunun bilincinde olarak yaşamımızı idame ettiriyoruz. 20. Yüzyıl planetimize ve insanlığa çok şey kazandırmıştır. Artık onu minnetlerimizle uğurluyoruz. Ve artık biliyoruz ki bundan sonra planetimizin tek sesi Sevgi, Dostluk, Barış, Kardeşlik olacaktır ve olmaktadır.

Teşekkür Ederim.

VEDİA BÜLENT (ÖNSÜ) ÇORAK

Başkan

Vakıf Başkanımız Sn. Vedia Bülent (Önsü) Çorak Hanımefendinin 1999 Açılış Konuşması

1999 Yılı Panelistleri

1999 Yılı Ödül Sahipleri